İş ve Özel Yaşam Dengesi Nasıl Kurulur?

 

Bireylerin yaşamlarında iş ve aile önemli yer kaplar. Bazı bireyler ailelerine önem verirken işlerini sekteye uğratabilirler. Ya da işlerine önem veren bireyler özel yaşamlarıyla ilgili problemlerle karşılaşabilirler. Bu yüzden her birey İş ve özel yaşam dengesini iyi bir şekilde kurmalıdır. İleri teknoloji, bilginin sürekli artması, müşterilere hızlı yanıt verme gereksinimi, hizmet kalitesini artırmanın önemi, değişimlere ayak uydurma, çalışma hayatının sürekli planlanması birey üzerinde baskı oluşturan etkenlerdendir. Günümüzde çalışanların giderek artan saatlerde çalışma tempolarını sürdürmeleri, işin talepleri yaşama baskın olmaya başlamış, İş ve yaşam dengesizliğini gündeme getirmiştir. Çalışanların kişisel yaşamları ile işleri arasında bir uyum ya da ahenk olarak ifade edilebilecek temelde bireyin kendi mutluluğunu göz ardı etmemesi olan bir durumdur bu. Sanayileşme ile birlikte özellikle Batı dünyasında kadının çalışma hayatına girmesi, aileye ayrılan zamanın azalması, aile büyüklerinin bakımının gerçekleştirilmesi iş-yaşam dengesi kavramı için iyi bir örnektir. İş yaşam dengesi, çalışanın kendini iyi hissetmesi için tasarlanmış bir stratejik insan kaynağı yönetimidir. Bununla birlikte, iş yaşam dengesi, İş ile iş dışı yaşam arasındaki ilişkiyi analiz eden bir kavramdır. Bugün farklı sanayi kollarında faaliyet gösteren birçok örgütte ve bu örgütlerde çalışan kişilerce bu kavramın farkına varılmış ve hayata geçirilmiştir. İş yaşam dengesi çalışanın kendini fiziksel ve duygusal açıdan iyi hissetmesini sağlayan stratejik bir insan kaynağı konusudur. İş-yaşam dengesi, iş ve yaşam arasındaki dengeyi bulmak ve hem iş hem de aile bağlılığı hakkında kendini rahat hissetmek; ya da daha açık bir ifadeyle ücretli iş, ücretsiz çalışma ve kişisel zaman gibi üç bileşen arasındaki denge kontrolü olarak da bilinir. Yaşam dengesi, iş, sosyal etkileşim ve aile, sağlık ve genel olarak yaşamın anlamlılığıyla ilişkili faaliyetlerden oluşan önemli yaşam alanlarında uygun oranda sarf edilen zamandır. Bunun için birey, iş-yaşam dengesini bireyin iş ve aile rolleri ile eşit oranda meşgul olup, aynı eşitlikte tatmin olmalıdır. İş yaşam dengesi, İş ve iş dışı aktivitelerin uyumlu olduğu ve mevcut yaşam önceliklerine uygun olarak gelişimi desteklediği yönünde önemli bulgular vardır. Bununla birlikte, iş-yaşam dengesinin bireyin çeşitli ve genelde rekabet eden rolleri yerine getirdiği yönündeki algısıyla ilgili olduğunu belirtmek gerekir. Günümüzde artan şekilde rastladığımız çalışma saatlerinin yoğun ve düzensiz olması nedeniyle işte geçirilen zamanın fazla oluşu, hafta sonu çalışmalarının ve iş yolculuklarının sıklığı, düşük ücret gibi olumsuz iş özellikleri de çatışmaya zeminini yaratıyor. Ailenin büyüklüğü, ailedeki bakımından sorumlu olunan çocuk sayısının fazla oluşu, çocukların yaşlarının küçük olması, her iki eşin de çalışması gibi farklı aile özellikleri de bu çatışmaya eklenebilir. İş-yaşam çatışması çok boyutlu bir süreçtir. Kişinin işine ve ailesine bağlılığı , işinde veya ailesinde yaşadığı sorunlar ve işinden veya ailesinden kaynaklanan talepler çatışmanın öncesini oluştururken, çatışmanın sonucunda ise kişinin iş veya aile hayatından, genel olarak hayattan aldığı tatmin de önemli miktarda azalmalar ortaya çıkarabilir. İş-yaşam dengesi nerede, ne zaman ve nasıl çalıştıkları ile ilgili insanların kendi ölçütlerini ayarlayabildiği bir kontroldür. Bu onlara iş-yaşam dengeleri ile ilgili maksimum bir denge kurma imkanı sağlar. İş- yaşam dengesi, kişinin iş ve özel yaşamı bireyin, işin ve toplumun ortak yararı olarak kabul edilip değer verildiğinde kontrol altına alınmış olur. Kişisel özellikler, cinsiyet, yaş, medeni durum ve çocuk sahibi olmak, iş yaşam dengesine etki eden diğer önemli faktörlerdir.

  • İnsan hayatındaki önemli denge
  • Bunu etkileyen faktörler
  • Dengeyi sağlayacak çözümler

 

Önemli Faktörler

Kişinin kariyer ve özel hayat taleplerine eşit derecede öncelik verdiği bir denge durumu olan iş ve özel yaşam dengesi, günümüz modern dünyasının önemli konularındandır. İyi kurulmuş ve planlanmış bir iş ve yaşam dengesi, daha az stres, daha az tükenmişlik hissi ve yüksek motivasyonluk duygusu gibi sayısız olumlu etkiye neden olur. Ayrıca bu denge sadece çalışanlara değil, işverenlere de önemli ölçüde yarar sağlar. Çalışanları için iş ve özel yaşam dengesini önemseyen ve destekleyen ortamlar yaratan ve bunun için çaba sarf eden işverenlerin çalışanları, daha az devamsızlık ve daha üretken bir iş gücü sağlar ve bu yapılan işi doğrudan etkiler. Ayrıca, uzaktan çalışma veya uygun çalışma saatleri gibi seçenekler sunan işverenler, çalışanların daha iyi bir iş-özel yaşam dengesine sahip olmalarına da yardımcı olabilir. Dikkat edilecek bir başka husus, iş hayatınız dışında kalan saatlerde özel hayatınızın tadını çıkartacak zaman ve enerjiye sahip olmanızla da doğrudan ilgilidir. Peki İş yaşam ve yaşam dengesi nasıl kurulur? Çalışanların çoğu işte son derece verimli bir gün geçirdikten sonra günün diğer yarısını arkadaşlarınızla ya da ailenizle geçirmek için erken ayrıldığınızı hayalini kurar. Bu son derece makul bir düşünce. Fakat iş ve özel yaşam dengesi yalnızca bu şekilde kurulmaz. Bu nedenle mükemmel bir denge için zaman harcamayın ya da bu denge bir miktar şaştığı zaman kendinizi fazla zorlamayın. Haftanın bazı günlerinde işinize daha fazla fokus olabilirsiniz. Bununla birlikte, diğer günlerde de ise özel hayatınızdaki unsurlara daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Örneğin; eğer çocuk sahibinseniz bazı durumlarda çocuklarınızın size ihtiyacı olabilir ve işi planladığınızdan daha erken bırakabilirsiniz. Başka bir zamanda ise iş için seyahat etmek zorunda kalabilirsiniz. Kısacası dengeyi her gün sağlamaya çalışmayın. Bunun yerine genel bir denge kurmaya ve çalışma hayatının getirilerine daha genel bir çerçeveden bakmaya çalışın. Bir diğer faktör ise işle ilgili. İnsanlar sevmedikleri işleri yaptıklarında sabahları işe zorlanarak ve huzursuzlukla gider ve bu şekilde devam eden yaşantıda da her hafta başında pazartesi sendromu yaşarlar. Bu gibi durumlarda da kişi hayattan zevk almamaya ve bunu sorgulamaya başlar. Çalışmak, kariyer sahibi olmak veya sistemin işleyen bir parçası olmak toplum tarafından beklenen bir norm olmasına rağmen, kariyeriniz sizin için sıkıcı e zorlayıcı olabilir. Elbette iş yaşamında yaptığınız işin her unsurunu sevmek zorunda değilsiniz fakat yaptığınız her şeyde isteksiz ve keyifsiz olursanız mutsuzluk ortaya çıkar. Bu nedenle dengeli ve keyifli bir yaşam için sevilen ve istenen bir işi yapmak çok önemlidir. Son faktör aile ile ve sevdiklerinizle ilgili. Yaptığınız iş hayatınız için son derece önemli olsa da tüm hayatınız bundan ibaret olmamalı. Bu işi yapmadan önce de önemli bir bireydiniz ve bu işi yapmayı bırakınca da toplum içinde yeri olan bir birey olarak hayatınıza devam edeceksiniz. Bu sebeple, sizi mutlu eden aktivite veya hobilere zaman ayırmalısınız. Çünkü kişisel zamanınızı kesin olarak planlamazsanız, iş dışında başka şeyler yapmak zaman bulamayabilirsiniz. Programınız yoğun olabilir. Nihayetinde zamanınızın ve hayatınızın kontrolü sizin elinizde. İşinizin yoğun olması ve sizi meşgul ediyor olması kişisel ilişkileri ihmal etmenize neden olmamalı. Bu yüzden, sevdiklerinizle ve ailenizle de zaman geçirmelisiniz. Bu sizin hayatınızın her dönemini etkiler ve size olumlu sonuçlar doğurur.

 

 

Loading